3.9.09

Obamayı Pek Sevdik!

napolyon' un 1700 sonları 1800 başları
/anlaşıldığı üzere kıytırık tarih!/
mısır halkına seslendiği düz metin sahur manisi vardır. diyor ki napolyon mealin özeti olarak;ey mısır halkı, her kim derse ki bu adam bizim dinimizi parçalamaya geldi, onun bi sülalesini osmanlı imparatoru hareminde oynaş edinsin. ben acayip peygamber sevgisi taşıyan kur'an müptelası bir adamım. kim bir eşyaya sahipse, kimin bir arazisi var ise onundur elbette.
/bir çeşit herkesin elindeki kendine demek istemiş bizim topal!/
bizim derdimiz onlara sahip olanlarla değil, onlara el uzatan, osmanlı padişahına dil uzatan isyancılarla. ey imamlar, şeyhler, dervişler, abiler, ablalar sizde şunu biliniz ki biz osmanlı padişahlarının bir numaralı kankalarıyız. onların canlarını yeriz. fransızlarda 5 vakit namazında insanlardır.
/g.tünü yiyim ayağı yani!/
bize destek olacak olanlar müsterih olsun, ürkmesin, biz sizin yanınızdayız...

/jart, jurt...!/

mısır hitabelerini napolyon amca dillendirdikten sonra mısır eşrafınca çok sevilmiş, lavaş ekmek arası kebaplar, soğuk ayranlarla uğurlanmış, bir daha gelmezsen ölümüzü gör cinsinden de can ciğer olunmuş, sonraları napolyon mısıra da girerken tahmin edilebilecek üzere hiç yorulmamış.. sonraki dönem ise mısır için vur patlasın çal oynasın.

/mısırlılar vuruyor, çalıyor, fransızlar oynuyor; ağır sömürge anlamında!/

peki gelelim konunun özünü olayın mısır hitabeleri ile günümüz olayları arasındaki ikişkisine. ailece çok sevdiğimiz,
sözlükte olsa anında badilere ekleyesimiz barac obama 4 haziranda kahirede neredeyse aynı konuşmayı gerçekleştirdi,
kahireyle sağlı sollu hiçbir ilişkisi olmayan insanlar dahi adamın olumlu yanına ısındı. sanıyorum ki;


/gönül isterki bütün kahire böyle sansın!/

obamayı başa getirenler bush' un bok ettiği herşeyi temizlemek istemekte ve bunun için doğuya açılımda daha rahat hareket edebilecek noktaları sağlam öğrettiği gibi çok sağlam da bir örnek vermiş, olmuş, pişirmiş, yemeyi beklemekteler.

0 Kere Tükürdüler, Elhamdulillah...:

Yorum Gönder

Bir de sen tükür şu kulağın suratına!