24.9.09

Sinek Bir Ruh Hastasıdır!

Sinek nedirle başlayalım;

sinek bir böcek değildir.

/çok zeki!/

Sinek bir hayvan da değildir

/insanoğlunu tanımayacak kadar cahil!/

İnsanoğluyla alıp veremediği henüz çözülmemiş, çözülmez olandır. hani biz bunların babasını, annesini, eşini, dostunu duvarlara yapıştırıyoruz ya hah işte o onların ders almasını değil mallamasına insanoğluna savaş açmalarına neden oluyor. Japon kamikazecileri gibi salak cesurlardan kendileri yani.

Biz bizeyiz; insanoğlunu hepimiz biliyoruz. Evet doğa tahribatında üstümüze yok.

/hatta o konuda yalnızız!/

ama sineklerin de tahriki gündeme gelmeli artık diyor bu yazıyı kaleme alıyorum;

Şu an bir sinekle başım feci derecede belada. sıktığım onca sinek ilacı beni dahi uyuşturmuş, sineğe tık bile dedirtmemiştir. Dün akşam yine aynı saatte yine aynı mevkide dolaşan bu sinek

/ara ara burnuma girmeye çalışmakta, ara ara kulağıma!/

şimdi herkesin rahatlıkla hayaledebileceği sinek kovma refleksi var hani,

/ki o artık benim bir parçam!/

elimizi sineğin geldiği yöne ters istikamette savurma suretiyle yaptığımız. hiçbir işe yaramıyor. sinek büyük bir inat ve bence matematik dehası. elinizi dahi kaldırdığınız yerin tam üstüne basamazken, sinek kovduğunuz yerin tam üzerine başarıyla konabilmekte, o iğrenç dokunuşları insanı ayardan ayara götürmektedir. Sonuç olarak; en mülayim insanda dahi bir canlıyı öldürme isteği yavaş yavaş yükselmektedir. Sonra karar; öldürün!

/nefs-i müdafa duygusunu hissediyoruz hep beraber!/

ilk yarım saat içerisinde infazı gerçekleşememiş sinek ise, ilkin kanatlarının yolunması, sonra bacaklarının koparılması, öldürülmesi hatta ölüsüne vurulması isteğini resmen kamçılamaktadır.

/şu an monitörün üstüne duran bela! bu satırlar sana!/

Dikkat edilmelidir ki, çocuklarda bu sabır çok erken bir zamanda taşmaktadır. uykunun en güzel yerine puf yapmış sineğe ilkin işkence aletleri gösterilmekte,

/iğne, ateş, lastik, katlanmış dergi, tırnak vb.!/

sonra akla gelen tüm işkenceler bir bir uygulanmaktadır. hadi öldürüyorum, ekolojiye de bir katkım olsun mantığında zeki evlatlarımızdan bir kısmının ise sineği örümcek ağlarına fırlattığı görülmüştür.

/rejiden ekşın; panter emel canlı yayına bağlanmak istiyor!/

Elbette sinekleri öldürelim demiyorum ama, sinekleri öldürmeden rehabilite etme gibi bir yöntemi de ben bilmiyorum.

/panter emel' e destek gibi ama değil de gibi; sümüğümü çıkardım ama yalamadım, masanın altına sürdüm gibi!/

Yine de National Geographic sinekler serisinde anlatılanlar gerçekten dinlenilir cinsten;

sinek mide bulandırır ama küçük olduğundan değil.

/alışık olanlar zaten o satırı okumadan aşağıya geçmiştir bile!/

deniyor ki; sinekler bacaklarında bakteri taşır, o bakterileri de ürettiği bir toksinle yok edermiş efendim. yani öyle hep bilindiği gibi salgın hastalıkların birinci dereceden muhatabı değil, tam tersi koruyucusu olma yolunda yolcuymuş efendim.

/ota kon, b.ka kon, sonra gel bana kon! ben bırak salgın olayım canım!/

Yapı olarak insan yapısından yaklaşık 6 kat daha karmaşık bir yapıya sahip olmasıyla da çengel bulmacada hiçbir harfi çıkmamış kazık soruya benzetilebilir.

/tavana nasıl konuyora gelmiyorum bile! zoruma gidiyor! kıskanıyorum!/

Ayrıca yine belgeselde ki amca, babası sinekten türemiş gibi öyle savunuyor, öyle bir açıklama yapıyor ki; tüm yaşam sineklere borçluymuş mesela. sinekler olmasa kokudan hiçbir canlı yaşayamazmış.

/yazar burda sanki iplememiş gibi görünmekte ama harbi mi lan ruhiyetinde belgeseli takip etmektedir!/

Bu açıklamalar elbette sinek alemi hakkında düşündürücü, ibret verici olarak kayda geçecektir. Ama açıkçası hiçbir sineği öldürmemin önüne geçemeyecektir.

/yazardan rejiye ekşın; panter emeli alalım hattan, benle uğraşan sineği affettim zira!/

0 Kere Tükürdüler, Elhamdulillah...:

Yorum Gönder

Bir de sen tükür şu kulağın suratına!