23.6.10

Hayat Adama Ağırlığınca Sıçar!

Allahım nasıl moralim bozuk, nasıl moralim bozuk. Hangi kelimenin hangi hecesine kussam da imla hatasına uğramaksızın, terbiye sınırını aşmaksızın cümle olsa. Mahsun Kırmızıgül' den yardım mı istesem? Adama şarkı yapamaz dedik, kro dedik, ulan o nasıl saç, o nasıl bakış dedik adam 2 film yaptı dağıttı hepimizi. Bana da kusacağım bir kelime söylesin 400 yıl onun çekeceği dağ filimlerinde figüran koyun olayım, inek olayım, mal olayım...

Sabah geceden kendime verdiğim gazla uyandım. Ki gazlar zaten genelde gece verilir. Olmayacak şeyler için yarı şuursuz beyin ister bütün hedefler. Benim hedefim de sabah daha kargalar bizim Şenay teyzenin balkonuna zıçmadan, Şenay teyze iade-i ziyaret niyetiyle karganın ebe ecdadına sövmeden, kocası "kargaylan mı dövüşüyon lan sapık garı!" diye Şenay teyzenin suratını dağıtmadan uyanmak, tam 15 km koşmaktı.

Hedefim 4 şey istiyordu;

1- Yukarda mevzu bahsi geçen zaman dilimde uyanmak,
2- Yukarda mevzu bahsi geçen yolu koşmak için dışarı çıkmak,
4- Sağlam bir büzzük.

/düşündüm de her boku yazmanın anlamı yok. O yüzden 3. şeyi yazmıyorum. Önemli bişe olduğundan değil ibneliğine!/

Giydim en cici yerlerinden yırtık spor kıyafetlerimi, 6 yıldır parasızlıktan değişemediğim, ayağımın 7/6 sının içine girebildiği esem sportlarımı. Derin derin aldım nefesimi başladım koşmaya... 400 metre gittim gitmedim, anladım ki ben 3. şartı taşımıyorum(*). Gittim parkın birine çayımı sigaramı içtim bi güzel, öğleye kadar takıldım. Sonra gerisin geriye eve... Arkadaşın cd/film dükanından, yalvar yakar 2 tane "PRINCO" imzalı kaçak film aldım. Tam kapının önüne geldim apartman karışmış.

Bizim, sabah sabah seda sayan programına 7000 başvuru yapmış ona bile kabul edilmemiş apartman zikenelerimiz bayğanlar, birbirine girmiş. Tabi böyle gelenekselleşmiş yüzbilmem kaçıncı apartman muharebelerinde, gerek tecrübesiyle, gerek başarıyla böğürttüğü gözleri, o dağı daşı yaran sesiyle annem sahnede. Eski apartmanımızda annem çokça tanındığı için rakipleri genellikle ikinci olmak için savaşırdı. Ancak yeni apartmanımızda anneme karşı beyhude bir birincilik telaşı sarmış gidiyor.

Kavga mevzusu apartmanın bayğan takımının "sabah sabah şu hanımın evinde toplanıp, çay, börek, açma, kısır, müjver, tatlı yaptıralım. Ocağını batıralım" toplantısında kilo ile ilgili bir tartışmayla başlamış. 4. kat komşumuz anneme "valla sende bu kilolarla şeker, kolestrol olur çok yeme istersen" önermesiyle annemin elektirik devrelerinin hemen hepsine zarar vermiş. Olay evden apartmana taşmış.

Annem kilolarıyla ultra ün yapmış. Ben kendisini tanıdım tanıyalı 105 kilodur. Ama anneme ne sorsam geçen ay 120 olan kilosundan 15 kilo vermiş, 105 e düşmüş. Bu böyle 20 küsür senedir gidiyor. Hatta üç nokta...

O kiloların %60' ından da beni sorumlu tutar. Beni doğmasa aslında tığ gibi, çubuk kraker gibi. Çok çok belki eşeğin şeyi gibi. Ama benmişim onun o tıp biliminin yetersiz kaldığı yağlarına sebep. O kilolara laf edeni de ayrıca ayırıyor çeşitli uzuvlarından, teorik ve pratik olarak.

Kadın bu hassasiyete küfrediyor. İşte tam o anda ben apartmandan içeri giriyorum. Annem kadına "6 ay oldu biz geleli öküze döndün kendine bak seğğnn!" diye bişe inledi. Bi hayla evine girdi kadın, ben şaşkın şaşkın bakıyorum. İçerden bişeyle annemi kesecek, ekşın olacak heralde diye hafif heycan var bende. Derken, kadın içerden altında bi tek uzun don, elinde renkli bi etekle çıktı. "Bah apartman şırpıntısı bah gadın orospusu bahhh ben bu eteği 6 ay önce aldımdııı. Dar geleyodu. Şindi bah gadın ben gireyom içine bide bizim gız gireyo. Gel gız buraaa gir eteğin içinee!" diye, giydi eteği, kızıda soktu eteğin içine.. Evet. Gerçekten eteğin içine kız da girdi. Ben dahil bütün apartman da bu görsel kanguru şölenini izledik.

Derken kadın beni gördü. "Aha bah oğluncunda geldi. Bi boka yaramayğan oğlunnn. Bizimkine decektim yağnına alsın, dosyalarını taşısın adam olur belki!!" diye kanguru kadar olmayan beyniyle laf çaktı anneme. Annem bi hahayytt çekti. Ki bu hahaytt sıradan bi hahaytt değildi. Bu zafere atılmış bir havai fişekti. Bu annemin zaferini kutladığı vuvuzellasıydı. Biz evde babamla tartışmlarından tanırdık bu hahaytıı. O hahayytt dedimi babam tüh derdi.

Evet. Kadın annemi zayıf noktasından vurduğunu sanmıştı. Kadın annemin beni savunacağını, bi apartmana kolpa olacağını sanmıştı. Ama hahayyt....

Bak şimdi en çok bu zoruma gitti. Ulan kavga ederler, gidin her kavga eden apartman zikeneleri gibi saçınızı başınızı yolun. Benim bi boka yaramamam sizin nasıl oluyorda ortak paydanız oluyor. Düşene herkez ama herkez mi vuruyor? Güceniyorum artık ama bak!

Bu arada moral bozukluğundan aldığım "princo" imzalı kaçak filmlerin 3 ü bir filmin 2. cdsi, 1 tanesi bambaşka bir filmin 1. cd si çıktı.

Yani bütün bu yazdıklarımdan çıkan kıssa; korsana hayır.


(*) İbnelik işte...

12 Kere Tükürdüler, Elhamdulillah...:

gunesyuksel dedi ki...

bok deil o.. boya boya.. seni rengrenk boyuyor hayat aslında.. haberın yok..

kurtlu kitap dedi ki...

hahayytt'ın gerisini merak ettim doğrusu. heyecanla bu maceranın devamını beklemekteyim

KabaKulak dedi ki...

güneş yüksel, tamam boya olsun ama bu kadar bok kokması normal mi??

kurtlu kitap, bende daha fazla moralinizi bozmiim diyodum:) demek benim acılarım sende heycan uyandırıyo... hmmm :Pp:P

Azze dedi ki...

bir dahaki muharebeye kapalı tribünden yer ayırır mısın? o etek şovu canlı görmek istiyorum :)

Neşetuana dedi ki...

herkez mi herkes mi?:)
Tontoş hatunlar sevimli olur, annelere zayıflık yakışmaz :)

KabaKulak dedi ki...

neşe bu konuyu başka bi platformda tartışalım, tontoşlardan anlayan güneri civaoğlu, ali kırca, nihat doğan filan da olsun:)):)

Ama nasıl söylesem bitmiş o eski adile naşit devirleri... ehhh..ehhh...

KabaKulak dedi ki...

@azze bırak boşver yav. Bu sefer de seni katarlar içlerine. Kıyamam :)):)Ben valla artık iyice bakıyom apartmanda ses seda varsa içeri bile girmiyorum..

Ohannes dedi ki...

en sonunda mr.spark ı buldum.star trek olarak kombinasyonumuzu tamamladık.voltran ! her apartmanın daimi üyeleri,evlerinden börek,çörek kokusu eksik olmayan,salonları yanık kilotlu çorap kokan tonton teyzeler.

KabaKulak dedi ki...

kaptanım nerelerdesin sen kulaklarım yoluna kurban olsun. silahları kilitlettim istediğin an kilotlı çorapları atomlarına ayırcaz işallah!.

Ohannes dedi ki...

yemek konusundan iyi bir hazine,madenler.aç kaldığımızda ne yapıcaz spark ? ben kulaklarını kemirmem.gözlerini boyayıp,biz dostuz ayağı çekelim.yemezlerse atarız bombayı.

KabaKulak dedi ki...

kaptan tedbili kıyafet gidelim. Ama kulakları nasıl gizlicez kaptan? Kıyarlar onlara kaptan koparırlar. :(:(( Çok tehlikeliler kaptan çok. Gel atalım bombayı bunları havalandırdık diye dünya bize sahip çıkacaktır. :)):)

Evren dedi ki...

3. şey: niyet ettim allah rızası için 15 km koşmaya.. :)

Yorum Gönder

Bir de sen tükür şu kulağın suratına!