7.2.10

Gomutanım Bağrıma Bağrıma Vur!

Mevzu dayak. Babadan, anneden, mahallenin abi kişiliklerinden, okulda ali kıran baş kesen çetelerinden, öğretmenlerden, level üstüne level atlanmış oyunlardaki hayvanlardan, canavarlardan topumuzun aşina olduğu bir mevzu.

Tarihsel olarak dayağa baktığımızda daha insanoğlunun ilk çağlarda ham meyvelerle, ok ve mızrak gibin delici-girici malzemelerle birbirlerini dövdüklerini. Sonra sonra meyveyi olgunlaşana kadar beklemenin, avlanmanın icat edildiğini sonrada onlar için birbirlerini dövdüklerini mağaradaki duvarlara çizilmiş şekillerden anlıyoruz.

/örnek olarak şuraya tıklayın bütün mağarasal döngüyü görün!/

Elbette bu kadar geniş bir yelpazeye sahip dayak olayı asker ehlinin elinden kurtulamazdı. Mağara duvarlarında, taş kitabelerde, perşomenlerde, tarih kitaplarında adından bahsettirmiş dayak olayının günümüzde de internet sayesinde aktarılıyor olması dayağın ortalıktan kaybolacağına dönük tahminleri giderek azaltıyor. Ha günün birinde bilim adamları oturur genini, genetiğini bulur değiştirir dayak meselesi o kitabelerde çakmaktaşıylan ateş yakma kadar değer görmez o da belki. Bu sefer de emin olunuz ki millet hint guruları gibin kendi kendini vurur ordan oraya. Ortalıkta ağzında 4 dişi kalmış sırıtırken ağlıyo zannedeceğimiz toruncuklarımız olur. Çünkü mesele gen meselesi değil. Mesele psiko-ruhsal bir mesele. Psiko-ruhsallığını halletsek işin toplumsallık meselesi çıkar ki bizim gibi daha eğitim mecrasında o "nasıl soru laağğğnn!" diye dayak yiyen çocuklar barındıran  toplumlar için "neyin hayali lan bu!" de, sırıt, geç.

Mevki itibariyle ortaokulda kopya çektiğini ihbar ettiğim bir sınıf adamdan, lisede "12 dev adam" adlı zike zapa gelmez bir grup ahalisinden hafta içi pazartesi sabah, çarşamba akşam, cuma namazına mütaakip yediğim dayaklardan bahsetmeyeceğim. Mekanımız askeriye. O zaman konuya değinelim.

Askerlikte dayak var kardeşim. Hemde öyle böyle değil dayağı. Şimdiki milenyum gençlerinin askerlikten geldikten sonra askerlikte dayağın olmadığının tam adı, onlardan önce askerlik icra etmiş erkeklerin daha delikanlı olması. O zamanlar askede dayak yiyen dedemiz babamız neyim dayağı yediği yeri gösterirken bile bir gurur tablosuna haiz olurdu. Şimdi onların bunu gururla göstermesini savunacak değilim. Belki o zamanki strateji böyleymiş. Dayak yedikten sonra gururla gösterelim millet bi bok yapmışız sansın stratejisi olabilir. Bilemeyiz. Ama şimdiki gençlerin yaptığı stratejiyi içlerindeyim oradan biliyorum; bu mevzuyu toptan kapatmak. Herkez evine gidiyor. Vallaha dayak mayak yokmuş deyip komutanları cici gösterme stratejisi uyguluyorlar. Ama dediğim gibi dayak var hemde gırla.

Dayak var yanında tüm dayakların haksız olmadığını hemen belirteyim. Hümanizmi zorlayan olaylarda nefs-i müdafaya giren dayaklar çoğunlukta.

/yoksa insan insana öyle vurmaz gerçekten!/

Enteresan kişiliklerden sonraki günlerde bahsedecem elbette. Yeterli meteryalin oluşmasını bekliyorum. Ama dayakla çok hasbihali olması nedeniyle bir Numan' dan bahsedeceğim. Tanıdığım tüm Numanlar gibi işten kaçmayı pek sever Numan. Ama asker hele komuta kademesi bunu yemiyor. Numan geçenlerde iştimada bitkinim rolü yapıyor o günkü nöbetlerden yırtarım umuduyla.Numanı çağırıyor çok yıldızlı bir komutan aralarında şöyle bi helalleşme geçiyor;

Komutan : Neyin var oğlum!
Numan : Gomutanım çoh kötüyemm
Komutan : Neyin var!
Numan : Ayahta duramiiimmm
Komutan : Neyin var!
Numan : Tüfengi daşiyamiiiaamm!
Komutan : Neyin var ulan!

İşte burası kırılma noktası. Komutanın sonraki cevabın teşhisin olsun uyarısı. Ama Numan malesef bu uyarıyı alamadı. Komutanın her tokadı sonrası cevaplar "gulyabanileerrr göriyyiiimmm", "cenevarlar göriyiiiimmm" olunca tokatlar yumruğa dönüştü. Tabi Numan' nın bize "gurtarın!" bakışına biz anca belgesellerde aslanların parçaladığı ceylanlara bakabildiğimiz kadar bakabildik. Sonuçta Numan teşhisini koyamadığı hastalığı nedeniyle yediği dayaktan 5 gün istirahat aldı doktor kontrolünde. 5 gün sonra kendine gelemeyen Numana 3 günlük bonus verildi. Herkez artık çok mutlu.

Dayak olayı çeksen uzar. Uzadıkça üzer. Dayaksız günler diler..

0 Kere Tükürdüler, Elhamdulillah...:

Yorum Gönder

Bir de sen tükür şu kulağın suratına!