2.1.10

Aslanlar, Kaplanlar, Ceylanlar, Tosunlar....


Evet 7 yaşımdan beri ilk defa hayattan bu kadar uzaklaştım. Lazım mı? Bence değil. Ama sizvil hayatta götünüzde uçuşan pirelere bomboş yaşamanın hesabını sordum bol bol, öyle bir faydasını gördüm.

En son yazdığımda yine bu paragraflara doğru demiştim ki heryerin bir kokusu var ama tecrübe istiyor ikinci gidişlerde anlaşılması için. Sanki cümleyi bağlamamışım gibi görünmüş demiş birilerini. Ama ben beklemiştim, gerçek tecrübeyi, o kokuyu genzime çekmeyi beklemiştim. Şimdi o kokuyu çekmenin baş ağrısı var biraz. Başka bir problem yok.

/hala kokuyu merak edenlere merak etmeyin diyorum!/

Şimdi Türkiyenin gerçekten enteresan bir yerinde ilk çarşı iznime çıkmanın enteresan hissini duyuyorum. Klavyemin arapça olması bazı kelimeleri yalan yanlış yazmamın sebebidir. Klavyeye baktığım an şaşırıyorum. Karıştırıyorum. Mahkeme katiplerine döndüm. 1994 lerde internetle buluşan güzel devletimiz bu toprakları 13 sene sonra hatırlamış 2007 de insanlar internetle tanışmış. O yüzden daha gençler arasında Counter Strike, Knight türü oyun partileri baş göstermemiş.

Geçenlerde tüfweğin üstüne el basma ile başlayan hakiki askerlik süreci şimdilik gözlerinde sevgi ışıkları taşıyan komutanlarımızın, gül bakışlarıyla tam bir motivasyona dönüşüyor.

/siz yukarıyı takip ediliyorum ihtimaliyle yazdığımı bilinde okuyun!/

Gerçekten marjinal değişiklikler gözledim ilk kez çarşı iznine çıkınca. Ne bileyim en son bu klavyenin Türkçe modeliyle yazarken ayaklarımda nasırlar, sağ elmacık kemiğimin üzerinde G3 piyade tüfeğinin açtığı yarık filan yoktu. Şimdi sadece bana verdiği fiziksel değişiklikleri anlatarak acınma mevzisine girmeyelim. Ömrü hayatı boyunca tek bir kazak kazak katlamamış olan ben kabakulak artık kendimi bile katlamadan uyuyamıyorum.

/güzel bir deneyim şimdilik!/

100 kişiyle aynı koğuşta yatıyoruz.

/50 ranza*2= 100 yatak + 100 adet 25cm2 dolap/
Bildiğiniz oda gerçi ama bu kadar muhtevatın aynı odada olamayacağını emreden depğerli komutanlar, dil bilimciler ve fizikçiler bunun için yeni bir tertim üretmiş. Koğuş demişler. Ha kimsaenin bundan yakındığını görmedim. Ki askerde neyi nereye şikayet edeceksin. Yani çıkıntılık yapsan da desenki "pek değerli komutanlarım ben 100 kişiyle aynı yerde kalmak istemiyorum." Hemen yersin ağırlığında fırçayı gider yatarsıon paşa paşa 250 kişilik koğuşta.

Herşeyin bir kuralı var ve kesinlikle esnemesi yok. Biz acemicikler olarak başlarda en fazla adrenalin ile selam verilecek verilmeyecek halleri karıştırıyorduk. 2-3 arkadaş yüzünden 500 metre sürününce artık öyle bir problemimiz de kalmadı çok şükür.

Bilgisayarın klavyesine alışamadığım için çok içimden gele gele yazamadım. Ama daha çok çarşılar var önümüzde. Bakalım diyorum. Şimdilik esen kalın.

0 Kere Tükürdüler, Elhamdulillah...:

Yorum Gönder

Bir de sen tükür şu kulağın suratına!